MEB, META’ya dava açacak! Bakan Tekin: İçerikleri çocuğun erişemeyeceği şekle sokun
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, BAE dönüşünde , CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın araları...
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, BAE dönüşünde , CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova'nın aralarında olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Okullarda yaşanan güvenlik sorunları, çocukların sanal medyada karşılaştığı zararlı içerikler, zorunlu eğitimin süresi ve ara tatil uygulamaları hakkında konuşan Bakan Tekin, Bakanlığın yürüttüğü çalışmalara ilişkin detayları paylaştı. SANAL MEDYA ŞİRKETLERİNE DAVA HAZIRLIĞI Okullarda yaşanan güvenlik olaylarında sanal medyanın etkisinin araştırılması gerektiğine dikkat çeken Bakan Tekin, çocukların yaşlarına uygun olmayan içeriklerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Bakanlığın okul içerisindeki cep telefonu kullanımına yönelik sınırlamalar getirdiğini ancak çocukların okul dışında sanal medyaya erişiminin devam ettiğini belirten Tekin, şunları söyledi: "Şimdi sosyal medya, Milli Eğitim Bakanlığı olarak bizim kontrol edebileceğimiz bir şey değil. Biz öğrencilere her ne kadar okullarda cep telefonu yasaklamış olsak da, öğrencilere sosyal medya konusunda uyarılarda bulunsak da çocuk eve gittiğinde odasına kapanıyor ve sosyal medyayı kullanıyor. Dolayısıyla burada yapılması gereken önemli başlıklardan bir tanesi, sosyal medya üreticilerinin hem içerik üretenler hem de sosyal medya şirketlerinin bu konuda sorumluluk sahibi olmaları." Sanal medya şirketlerine yönelik hukuki hazırlık içerisinde olduklarını açıklayan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Biz de öyle bir hazırlık içerisindeyiz şu anda. Biz de açmayı düşünüyoruz. Çocuklarımızın bu ortamlarda pedagojik anlamda yaşlarıyla uyumlu olmayan içeriklerle karşı karşıya kalmalarının çocuklarımızın akademik gelişimleri ve kişisel gelişimlerini olumsuz etkilediği gerekçesiyle diğer ülkelerde, Amerika'da ve Avrupa Birliğinde açıldığı gibi biz de Bakanlık olarak böyle bir süreci başlatacağız." Şirketlerin çocukların erişebileceği içerikleri yeniden değerlendirmesi gerektiğini belirten Tekin, beklentilerini de şu sözlerle anlattı: "Ya içeriklerinizi bu çocukların erişemeyeceği şekle sokun ya da çocukların zarar görmeyeceği şekilde onaylayın." Küresel PHP açığı! Siber Güvenlik Başkanlığı'ndan açıklama: e-Devlet Kapısı'ndaki güvenlik incelemesi tamamlandı OKULLARDA GÜVENLİK ÖNLEMLERİ ARTIRILIYOR Son dönemde okullarda yaşanan güvenlik sorunlarına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, güvenlik tedbirlerinin yalnızca fiziki önlemlerden ibaret olmadığını, rehberlik faaliyetlerine de ağırlık verdiklerini söyledi. Okullarda polis görevlendirilmesi, güvenlik personeli bulundurulması ve kamera sistemlerinin güçlendirilmesi gibi birçok tedbir alındığını belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Burada alınacak ve alınması gereken tedbirleri biz kategorileştirdik. Bir kere en temel tedbirimiz, okullarda rehberlik faaliyetlerinin artırılması. Bununla ilgili bir eğitim içeriği oluşturduk rehber öğretmenlerle. Sonra Bakanlığımızın elektronik ortamda, Bakanlık Yönetim Sistemi dediğimiz sistemleri üzerinde bazı tedbirler aldık. Yani uyarıcı tedbirler diyelim, onları harekete geçirdik ve benzeri." Fiziki güvenlik önlemlerine ilişkin de bilgi veren Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bunlara ilave olarak, fiziki anlamda, güvenlik bulundurmak da dâhil olmak üzere okullarda alınması gereken fiziki tedbirler var. Bazı okullarda güvenlikçi çalıştırılması, bazı okullarda polis çalıştırılması, bazı okullarda polis ekip otolarının devriye yapması, okullardaki güvenlik kameralarının yenilenmesi, hareketli kameralar, kör noktaların çözülmesi ve benzeri gibi tedbirler var. Bunları da ilgili bakanlıklarla birlikte yaptık. Bütün okullarımızı bu anlamda mülki idare amirleri ile birlikte gözden geçirdik." 2026-2027 eğitim öğretim yılında 1.102 okulda sabit görev yapmak üzere 1.015 okul kolluk görevlisi görevlendirildiği belirtildi. Ayrıca 25 bin 248 okulda 10 bin 961 güvenli eğitim koordinasyon görevlisinin, 23 bin 75 okulda ise giriş ve çıkış saatlerinde 7 bin 8 ekibin görev yaptığı bildirildi. 31 BİN BAHÇE GÖREVLİSİ İSTİHDAM EDİLDİ Okullarda görev yapan güvenlik personelinin devamlılığı için yeni bir model üzerinde çalışıldığını belirten Tekin, 2027 bütçesinde bu konuya ilişkin düzenleme yapılmasının değerlendirildiğini söyledi. Bakan Tekin, şu açıklamayı yaptı: "İçişleri Bakanlığımız bahçe görevlisi adıyla 31 bin kişi istihdam etti. Biz okulları bulundukları okulun fiziki koşullarına göre illerde kategorilere ayırdık mülki idare amirlerinin belirlediği şekilde. Bazı okullarda sürekli 24 saat polis beklemesi, bazı okullarda öğrencinin olduğu saatlerde polisin bulunması, bazı okullarda sürekli polis araçlarının devriye atması, bazı okullarda da bir irtibat noktasının tespit edilmesi gibi tedbirler aldık." Bahçe görevlilerinin istihdamında sürekliliğin önemine işaret eden Tekin, şöyle devam etti: "Bunların içerisinde sadece bahçe görevlisi meselesi yeni; bu yıl başladı. Fakat onların devamlılığı açısından sorun olduğu için biz şimdi 2027 bütçesine bu konuyla ilgili daha kalıcı bir çözüm üretebilir miyiz diye bütçe taslağını bu anlamda değerlendirdik. Onu konuşuyoruz şimdi." Emekli polisler, emekli astsubaylar, korucular ve bekçilerin istihdamının seçenekler arasında olduğunu belirten Tekin, henüz bu konuda kesinleşmiş bir model bulunmadığını ifade etti. Fon soruşturmasında 5 gözaltı daha: Gözaltı kararı verilen 31 kişi yakalandı EBEVEYN OKULU PROGRAMINA KATILIM YÜZDE 91'E ULAŞTI Çocukların güvenliğinin sağlanmasında ailelerin de önemli sorumlulukları bulunduğunu vurgulayan Bakan Tekin, özellikle evlerde bulunan silahların çocukların erişemeyeceği alanlarda saklanması gerektiğini belirtti. Bu yıl Ebeveyn Okulu Programı'nın okul öncesi, ilkokul ve ortaokula ilk kez başlayan çocukların velileri için zorunlu hale getirildiğini açıklayan Tekin, şunları söyledi: "Biz bu yıl çocuğu okul öncesi, ilkokul ve ortaokula ilk defa başlayan velilere Ebeveyn Okulu Programımıza, katılımı yönetmelikle zorunlu hale getirdik. Yüzde 91 bu yılki katılım oranı." Ailelere verilen eğitimlerin içeriğini de anlatan Tekin, "Yaklaşık işte 2 gün 3 gün, 20 saat toplamda ailelere bu anlamda iyi ebeveyn olmakla ilgili, iyi ebeveyn olmanın ne olduğunu, iyi ebeveyn olduğunda çocukların akademik gelişimlerini nasıl pozitif etkileneceğini ve iyi ebeveyn olmanın bireylerin sosyo-ekonomik koşullarıyla çok da ilgili olmadığını veli profilimize ebeveynlere bunu bilimsel örneklerle, sunumlarla 20 saatlik bir kursla anlattık." dedi. 12 YILLIK ZORUNLU EĞİTİM DEĞİŞECEK Mİ? Eğitim sisteminde en çok tartışılan konulardan biri olan 12 yıllık zorunlu eğitim süresine ilişkin de konuşan Bakan Tekin, mevcut durumda herhangi bir değişiklik planlanmadığını açıkladı. Türkiye'deki beklenen eğitim süresinin OECD ortalamasının yaklaşık bir yıl üzerinde olduğunu belirten Tekin, zorunlu eğitim süresinin tartışılabileceğini ancak konunun şu anda Bakanlığın gündeminde olmadığını vurguladı. Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Şu anda gündemimizde bir değişiklik yok 12 yıllık zorunlu eğitimle ilgili. Şu anda Türkiye'de beklenen eğitim süresi, yani muhtemel eğitim süresi diye OECD raporundaki tanımlama, Türkiye OECD ortalamasının 1 yıl kadar üstünde. Dolayısıyla bugün olmasa bile zorunlu eğitimin süresinin tartışılmasını istiyoruz. Kamuoyunda bu tartışma belli bir olgunluğa eriştirdikten sonra, şu an gündemimizde yok ama yapılır, belki önümüzdeki yıllarda." ARA TATİLLER KALDIRILACAK MI? Ara tatillerin kaldırılıp kaldırılmayacağına ilişkin soruya da yanıt veren Tekin, eğitim öğretim takviminin hazırlanmasında bayram tatillerinin önemli bir unsur olduğunu söyledi. Ramazan ve Kurban bayramlarının dokuzar günlük tatillere denk gelmesinin 180 iş günlük eğitim takviminde zorluk oluşturabildiğini belirten Tekin, bu yıl ikinci dönemdeki ara tatilin Ramazan Bayramı ile birleştirildiğini ifade etti. Tekin, şunları söyledi: "180 iş günü var öğretmenler açısından. Ramazan ve Kurban Bayramı dokuzar gün olduğu zaman takvime sığdıramıyoruz burayı. Sığdıramadığımız için teknik olarak mümkün değil diyordum. Fakat şimdi Ramazan Bayramı'na denk düşürüyoruz. Dolayısıyla dokuz günü kazandığımız için sorun olmuyor. Yarın bir gün iki bayram da birinci yarıyıla denk düşerse bu yine problem olacak." Bu yılın ara tatil takvimine de değinen Bakan Tekin, "Biz şu anda bir tane ara tatil yapıyoruz aslında, Ramazan Bayramı tatiliyle ara tatili birleştirdiğimiz için. Biz bunu birleştiremezsek takvime sığdıramıyoruz. O yüzden onu tartışmaya açmıştık. Bu seneki takvimi ilan ettik. 14 Kasım'da ara tatil başlıyor bu yıl. İkinci yarıyıldaki tatili de Ramazan Bayramı'na denk getirdik." ifadelerini kullandı. Yeni moda, sayıları artıyor: Sosyal medya dedektifleri! Hukuk ne diyor? Çizgi nerede aşılıyor? TÜRK DÜNYASI İÇİN YENİ EĞİTİM ADIMI Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli kapsamında Türk dünyasına ilişkin konuların eğitim müfredatına daha kapsamlı biçimde dahil edildiğini belirten Tekin, tarih, coğrafya ve edebiyat derslerinde bu alandaki içeriklere yer verildiğini söyledi. Bakan Tekin, müfredat çalışmalarına ilişkin şu değerlendirmede bulundu: "Türk dünyası ile ilgili asıl bizim yaptığımız şey, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli ile bütün müfredatın içerisine, o kitabın dışında, coğrafya dersinde, tarih, edebiyat dersinde bunu koyduk. Mesela edebiyat kitaplarının içerisindeki edebi metinlerde Ahmet Cevat'ı da aldık. Bu bambaşka bir şey." Türk dünyasına yönelik seçmeli derslerin de bulunduğunu anlatan Tekin, zorunlu derslerde ortak tarih ve kültürel bağların güçlendirilmesine önem verdiklerini belirtti. Öğrencilere dağıtılan iki özel kitap hakkında da konuşan Tekin, şunları söyledi: "Biz bu yıl okullarda bütün öğrencilere istisnasız, herhangi bir dersle bağlantısı olmaksızın 'Hakan ve Bilge'nin Türk Dünyası Yolculuğu' ve 'Türk Dünyası Kültür Atlası: Bilge ve Hakan'ın Zamanı Aşan Yolculuğu' olmak üzere iki tane kitap gönderdik. Birisi ortaokullar için, birisi liseler için." Kitapların Türk devletlerinin dillerine çevrileceğini belirten Tekin, "Şimdi şöyle bir şey yapıyoruz, 29 Ekim'e yetiştirmeye çalışıyoruz zirveye. Bu kitapları yerel dillere yani 5 Türk devletinin diline çevireceğiz -zaten Türkçesini bastık-." dedi. PISA VE TIMSS SONUÇLARINA İLİŞKİN AÇIKLAMA Türkiye'nin uluslararası eğitim araştırmalarındaki performansına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Bakan Tekin, PISA ve TIMSS sonuçlarında istikrarlı bir gelişme yaşandığını belirtti. Bu gelişmede ölçme ve değerlendirme sisteminde yapılan değişikliklerin etkili olduğunu anlatan Tekin, Türkiye'nin kendi değerlendirme mekanizmasını geliştirdiğini ifade etti. Bakan Tekin, şu açıklamayı yaptı: "Üç yılda bir PISA yapılıyor, dört yılda bir TIMSS yapılıyor, bir yılımız boş. Bu bir yılda da biz kendimiz bir değerlendirme yapabilir miyiz diye Türkiye'ye özgü bir PISA tasarladık, ABİDE adıyla. Bunların hepsi benim o bahsettiğim dönemde yaptığımız şeyler. Akademik Becerilerin İzlenmesi ve Değerlendirilmesi adıyla kendi PISA'mızı yaptık." 2015 yılından itibaren Türkiye'nin sonuçlarında yükseliş yaşandığını belirten Tekin, şunları söyledi: "En son 2023'e geldiğimizde pik noktaya eriştik. Yani şu anda elde ettiğimiz en yüksek başarı ama 2015'ten sonra 2018'de de 2022'de de hep en yüksek başarıya -yani bizim adımıza- OECD ortalamalarını yakalayamadık ama bizim adımıza hep bir önceki sınavdan daha iyi bir yere doğru geldik." Tekin, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla bu başarı bir tesadüf falan değil, istikrarlı bir yükseliş ve bunu ben söylemiyorum, PISA Direktörü diyor ki 'Türkiye 2015'ten itibaren istikrarlı bir yükseliş içerisinde.'" SAVUNMA SANAYİSİ VE TERSANELER İÇİN YENİ OKULLAR Mesleki eğitimin geliştirilmesine yönelik çalışmalara ilişkin de bilgi veren Bakan Tekin, tarım, savunma sanayisi, yenilenebilir enerji ve dijital teknolojiler alanında yeni projelerin yürütüldüğünü söyledi. Tarım meslek liselerinin yeniden yapılandırıldığını belirten Tekin, dijital ikiz teknolojilerinin kullanıldığı eğitim modellerinin de yaygınlaştırılacağını açıkladı. Savunma sanayisine yönelik çalışmaları anlatan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Var, Milli Savunma Bakanlığı ve Savunma Sanayii Başkanlığı ile projelerimiz var. ELMAS, Savunma Sanayi Başkanlığı ile yürüttüğümüz bir proje ve şu anda oraya öğrencilerin ilgisi büyük. ELMAS'ın uygulandığı o proje kapsamındaki okullara inanılmaz bir talep var. Çünkü çok güzel oldu." Milli Savunma Bakanlığı ile yapılan protokol kapsamında mezunların istihdamına yönelik kolaylıklar sağlanacağını belirten Tekin, "Aynı zamanda Milli Savunma Bakanlığı ile İstanbul Tersane Komutanlığı yerleşkesi içinde sektör içi okul açıyoruz. O projeler de çok sağlıklı bir şekilde yürüyor." dedi. 7 İLDE GASTRONOMİ LİSESİ PROJESİ Anadolu mutfağının korunması ve geleneksel yemeklerin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla gastronomi liseleri projesinin hayata geçirildiğini açıklayan Bakan Tekin, yedi ilde çalışma başlatıldığını söyledi. Bakan Tekin, "İşte mesela çocuklar arasında özellikle gastronomi kültürü konusunda çok ciddi bir yönelim var. 7 ilimizde her birinin kendine özgü müfredatı olan 7 tane gastronomi lisesi yaptık. Önümüzdeki hafta Erzurum'daki gastronomi lisesinin açılışını yapıyoruz. Nerede diğerleri, İstanbul, Gaziantep, Konya, İzmir, Trabzon, Hatay." ifadelerini kullandı. Bu okullarda yöresel yemeklerin tariflerinin kayıt altına alınacağını, yemeklerin hazırlanmasının ve sunumunun öğretileceğini belirten Tekin, Erzurum'daki proje hakkında şu bilgileri verdi: "Mesela Erzurum'daki et ve süt üzerine. Erzurum'un kendine has et ve süt ürünleri üzerine bütün yemeklerini, ürünlerinin envanterini oluşturacak. Diyecek ki mesela kuru fasulye İspir'den alınacak, İspir'den kuru fasulye alacak, okulda kuru fasulye pişirmesini öğretecekler." Gastronomi liselerinin eğitim yapısına ilişkin de konuşan Tekin, şunları söyledi: "Ve bu okullarda sadece 3 bölüm olacak. Yemek pişirme, ayrı bir kültür olan servis etme ve işletmecilik. 4. bölümün açılmasına müsaade etmiyoruz buralarda. En fazla 12 derslikli bu okullar, 13. bir derslik açılamaz. Kaliteden ödün vermeyeceğiz." YÖRESEL LEZZETLERE YILDIZ VERİLECEK Gastronomi alanında dikkat çeken bir başka projenin de yöresel yemeklerin değerlendirilmesine yönelik mobil uygulama olduğunu açıklayan Tekin, vatandaşların geleneksel lezzetlere ulaşabileceği bir sistem tasarladıklarını belirtti. Projenin henüz tasarım aşamasında olduğunu söyleyen Bakan Tekin, Anadolu mutfağına özgü bir yıldızlama sistemi üzerinde çalışıldığını ifade etti. Tekin, şu değerlendirmede bulundu: "Ama bize has bir yıldızlama sistemi oluşturmuş olacağız. Siz buradan diyelim gittiniz, Sivas'ta köfte yemek istiyorsunuz. Sivas köftesini nerede yiyeceksiniz? Siz hijyen açısından, yöresel şeylere uygunluk açısından neresinin tavsiye edildiğini sosyal medyadaki fenomenleri takip ederek öğreniyorsunuz ama onlar para karşılığı yapıyorlar." Mobil uygulamanın henüz tamamlanmadığını belirten Tekin, "Evet. Siz aplikasyona gireceksiniz. Daha bitmedi ama bu, sadece tasarım aşamasında yürüttüğümüz bir süreç." dedi. Uygulamanın isminin de profesyonel bir ekiple yürütülen marka çalışmasının ardından belirleneceğini söyledi. MEB'DE YAPAY ZEKÂ DESTEKLİ TAKİP SİSTEMİ Milli Eğitim Bakanlığının yapay zekâ uygulamalarına ilişkin de bilgi veren Tekin, Bakanlık Yönetim Sistemi sayesinde okullardaki pek çok verinin analiz edildiğini açıkladı. Öğrenci başarısı, devamsızlık, disiplin kayıtları, öğretmen bilgileri ve okul ihtiyaçlarının sistem üzerinden takip edilebildiğini söyleyen Tekin, verilerin eğitim politikalarının belirlenmesinde kullanıldığını ifade etti. İllere yaptığı ziyaretler öncesinde sistem üzerinden sorunlu alanları belirlediğini anlatan Tekin, devamsızlık oranlarında yaşanan artışların veya sınav sonuçlarındaki farklılıkların bu şekilde incelenebildiğini söyledi. Yeni okul yatırımlarında da nüfus projeksiyonlarının kullanıldığını belirten Tekin, 2030, 2040 ve 2050 yıllarına ilişkin verilerin değerlendirmeye alındığını kaydetti. Tekin, sisteme erişim yetkilerinin görev alanlarına göre sınırlandırıldığını ve tüm verilere yalnızca kendisi ile dört bakan yardımcısının erişebildiğini söyledi. MEB'İN YAPAY ZEKÂ SİSTEMİYLE OKULLAR TAKİP EDİLİYOR Milli Eğitim Bakanlığının yapay zekâ destekli veri analiz sistemine ilişkin de açıklamalarda bulunan Tekin, Bakanlık Yönetim Sistemi sayesinde okullardaki öğrenci başarısı, devamsızlık, öğretmen bilgileri ve yatırım ihtiyaçlarının takip edilebildiğini söyledi. Sistemin önemini anlatan Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Dedim ki Bakanlıkta bu şekilde milyonlarca veri var, bu verileri analiz edebileceğimiz şey yok elimizde. O zaman yapay zekâ destekli bir sistem oluşturalım dedik. Bakanlık Yönetim Sistemi adıyla bu bahsettiğim projeyi, modülleri genişlettik. Yanına yeni modüller ekledik." İl ziyaretlerinden önce sistemdeki verileri incelediğini belirten Tekin, uygulamanın nasıl kullanıldığını şöyle anlattı: "Şimdi ben gidiyorum, il müdürü sunum yapmaya başlayınca 'Bir dakika.' diyorum. 'Yüksekova ilçe müdürü kim? Yüksekova'daki şu lisede aralık ayındaki devamsızlık oranı kasım ayına göre yüzde 10 artmış, niye artmış kardeşim?'" Sistemin okul yatırımlarında da kullanıldığını belirten Tekin, nüfus projeksiyonlarının değerlendirilerek yeni okul ihtiyaçlarının belirlendiğini söyledi. Tekin, "Biz, iddia ediyorum, kamuda yapay zekâyı en etkin kullanan bakanlığız. Bu, devasa bir veri seti." ifadelerini kullandı. MEBİ'DE 4 MİLYONDAN FAZLA KULLANICI Bakan Tekin, yapay zekâ destekli MEBİ platformunun öğrencilerin eksik oldukları konuları belirleyerek kişiselleştirilmiş eğitim içerikleri sunduğunu açıkladı. MEBİ'nin çalışma sistemini örnekle anlatan Tekin, şunları söyledi: "Diyelim sizin çocuğunuz şimdi 10. sınıfta. MEBİ'ye giriyor, fizik dersinden, karşısında bir ünite var, diyelim kuvvetle ilgili. Üniteyi okuyor. Sonra ünitenin sonunda sorular var. Sorulara cevap veriyor. Cevaplar bitince yapay zekâ diyor ki, 'Sen şunu yanlış yaptın çünkü sen 8. sınıftaki fen bilgisi dersinden şu konuyu bilmiyorsun, seni oraya gönderiyorum.' diyor." Sistemin öğrencilere farklı öğrenme seçenekleri sunduğunu belirten Tekin, şöyle devam etti: "Onu da şöyle soruyor, diyor ki: 'Sen bunu PDF formatında mı istersin, yoksa bir öğretmen ders mi anlatsın sana?' 'Video izlemek istiyorum.' diyorsa karşısına videoda o konuyu anlatan bir öğretmen, bizim EBA stüdyosunda çekilmiş bir ders. Bunun şu anda 4 milyondan fazla kullanıcısı var. Özel okullara da açtık." YABANCI DİL EĞİTİMİNDE 1.110 OKULA ULAŞILDI Yabancı dil eğitiminde uygulanan yoğunlaştırılmış programın sonuçlarını değerlendiren Bakan Tekin, projenin ilk olarak 200 okulda başlatıldığını, daha sonra yaygınlaştırıldığını açıkladı. Öğrencilerin yabancı dil becerilerinin geliştirilmesi için beşinci sınıfta haftada 16 saatlik eğitim uygulandığını belirten Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Türkiye genelinde o zaman 200 okulda yoğunlaştırılmış yabancı dil programı oluşturduk. Dedik ki bunun en uygun yaş aralığı neresi? Ortaokula başladığı yıl. Beşinci sınıftaki çocuklara bu 200 okulda haftada 16 saat yabancı dil dersi başlattık. O eğitimi alanlardan altıya geçenlerin yabancı dil derslerinin programını da ona göre yaptık." Pilot uygulamanın sonuçlarından memnun kaldıklarını anlatan Tekin, "Bu bir pilot uygulamaydı. Bunun çıktılarını aldım. İllere ziyarete gittiğimde bu okulları ziyarete gittim. Memnuniyet nasıl, çocuklar öğrenmiş mi? İnanılmaz. Şakır şakır yabancı dil konuşuyor çocuklar. Sonra dedik ki bu pilot uygulamayı yaygınlaştırıyoruz. En son 1110 okula çıktı şu anda." dedi. PROFESYONEL OKUL YÖNETİCİLİĞİ TARTIŞILABİLİR Okul yönetiminde yeni bir modele geçilip geçilmeyeceği sorusunu da yanıtlayan Bakan Tekin, mevcut durumda iki başlı bir okul yönetimi üzerinde çalışılmadığını ancak profesyonel okul yöneticiliğinin gelecekte tartışılabileceğini söyledi. Bakan Tekin, şu ifadeleri kullandı: "Bu konuda bir çalışmamız yok. İki başlı bir yönetim oluşturmak gibi bir düşünce içerisinde değiliz. Ancak profesyonel okul yöneticileri düşüncesi konuşulabilir. Şu anda biliyorsunuz, bizim mevzuatımıza göre okul müdürü diye, okul yöneticisi diye bir kadro yok. Bu bir ikinci görev. Yani aslında öğretmen. Asli görevi öğretmenlik, öğretmenliğe ek olarak müdürlük yapıyor." Bakan Tekin, "Bugün hemen gündemimizde olan bir şey değil ama buna geçilmesi konusu tartışılabilir." diyerek ilerleyen süreçte yeni modellerin değerlendirilebileceğinin mesajını verdi. Tekin, 2023 yılından bu yana eğitim sisteminde önemli değişikliklere imza atıldığını belirterek bundan sonraki süreçte mevcut uygulamaların yerleşmesine ve sahada karşılaşılan sorunların giderilmesine odaklanacaklarını söyledi. Bülten Abonelik Formu

