AK Parti'li Şen: Sloganımız 'Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge'
AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı düzenlendi. Canik Me...
AK Parti Samsun İl Başkanlığı tarafından ‘Türkiye Yüzyılı Buluşmaları’ programı düzenlendi. Canik Meşe Tesisleri’nde düzenlenen programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı, AR-GE ve Eğitim Başkanı Mustafa Şen’in yanı sıra, AK Parti Samsun milletvekilleri Orhan Kırcalı ve Ersan Aksu, Ankara Milletvekili Ahmet Fethan Baykoç, Tekirdağ Milletvekili Mestan Özcan, Kırıkkale Milletvekili Mustafa Kaplan, Kastamonu Milletvekili Fatma Serap Ekmekçi ve Halil Uluay, Ordu Milletvekili İbrahim Ufuk Kaynak, MKYK Üyeleri Fatih Sadullah Selman, Selçuk Sümer, Canik Belediye Başkanı İbrahim Sandıkçı, AK Parti Samsun İl Başkanı Mehmet Köse ve parti üyeleri katıldı. Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Şen, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu. Şen, “Bir kanun çıkardık. Kısaca herkes tarafından bilinen adıyla söyleyeyim. Terörsüz Türkiye kanunu. Bir Terörsüz Türkiye sürecine girdik. 2 yıldan fazladır Allah'a şükür hiç kimse ölmedi. Hiçbir yer bombalanmadı. Hiçbir yere bir kurşun sıkılmadı. Tek başına bu yeterlidir değil mi? Ama bu şekilde değil. Tam olarak terörün değil terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir Türkiye ve terör potansiyelinin dahi kalmadığı bir bölge istiyoruz. Yani şiarımız, sloganımız şu; ‘Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge.’ Bunun anlamı şu; bir kısım güçler, onlar çok açık bir şekilde sömürgeci ve zalim. Bu bölgede hiç kimseyi ama hiç kimseyi kendi kötü, çirkin ve zalimane emelleri için kullanamayacak. Buraya doğru gidiyoruz. Adım adım buna doğru gidiyoruz. İşte Terörsüz Türkiye süreci budur” diye konuştu. Ara tatil devam edecek mi? Milli Eğitim Bakanı Tekin, CNN Türk'te yanıtladı ‘BU İŞ BİTTİ, GERİ DÖNÜŞÜ OLMAYACAK’ Sürece yönelik eleştirilere ilişkin Şen, şunları söyledi: “Bu süreçte 2 yılı geçti, bir tek insan ölmedi. 3 yıla doğru gidiyoruz. Bir tek yer bombalanmadı. Bir tek kurşun sıkılmadı. Bu çok güzel bir şey ama vicdanlı insanlar için böyle. Ama bir kısım insanlar görüyoruz ki adına siyaset diyorlar, adına muhalefet diyorlar ve bundan rahatsızlar. Şimdi terör örgütü diyor ki ‘ben kendimi feshettim’. Ben ne diyeyim ona. Kendini feshetme mi, diyeyim. Diyor ki ‘ben kendi varlığıma son verdim.’ Terör örgütü böyle diyor. Ben kendi varlığına son verme mi, diyeyim. Diyor ki ‘ben artık bundan sonra terör yapmayacağım.’ Ben terör örgütüne bundan sonra sen terör yapmaya devam et mi, diyeyim? Diyor ki ‘ben artık kimseyi ateş etmeyeceğim. Hiçbir polise, hiçbir askere, hiçbir öğretmene hiçbir hemşireye, hiçbir doktora, hiçbir çocuğa ateş etmeyeceğim.’ Ateş et mi, diyeyim. Polis vur mu, diyeyim. Asker vur mu, diyeyim? Hemşire öldür mü, diyeyim? Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Bu nasıl bir siyaset anlayışıdır? Terör örgütü diyor ki ‘ben bu ülkeyi bölmek istemiyorum.’ Ben ona bu ülkeyi bölmeye devam et mi diyeyim. Terör örgütü diyor ki ‘bu bayrak artık benim bayrağım. Ben de bu sancağın altında gölgelenmek istiyorum.’ Ne diyeyim ona git başka bir ülkenin uşağı, oyuncağı, onun emellerine göre hareket et mi diyeyim. Bir kısım muhalefet maalesef Türkiye'de böyle. Merak ediyorum artık hiçbir can toprağa düşmedi. Birileri memnun değil. Acaba onların siyaseti candan mı besleniyor? Hiçbir kan 2-3 senedir yere damlamadı. Merak ediyorum o bir kısım siyasetçileri, onların siyasetleri kandan mı besleniyor? Kıymetli arkadaşlar böyle şey olmaz. Bu iş bitti. Bu iş bitti, bir daha da geri dönüş olmayacak. Halkımız ülke genelinde her yerde böyle diyor. ‘Artık bu iş bitsin’ diyor” ifadelerini kullandı. ‘ANNELERİN GÖZYAŞLARININ RENGİ AYNI’ Terörün sona ermesinin aileler açısından önemine dikkat çeken Şen, “Bir anne diyor ki ‘benim bir oğlum asker, öbür oğlum dağda. Geceleri uyuyamıyorum’ diyor. ‘Bir oğlum öbür oğlumu vuracak.’ Bu annenin yüreğinden bakmak gerekiyor. Samsun'da bir anne oğlunun evladının mezarında dua okuyor. Bir anne de Şırnak'ta oğlunun mezarında dua okuyor. Kulak veriyorsunuz iki anneye, ikisi de Fatiha okuyor, ikisi de İhlas-ı Şerif okuyor. İki anne de biri Diyarbakır'da, biri Trabzon'da mesela. Biri Hakkari’de, biri Edirne'de. İkisi de çocuklarına Yasin-i Şerif okuyor. Arkadaşlar burada bir terslik yok mu? Burada birileri büyük bir oyun oynamış, bu çok açık. Bu çok açık. Bu oyuna gelmememiz gerekiyor. Bu oyuna gelemeyiz. 50 bin insanımız öldü. O birilerine sesleniyorum. Kaç 50 bin daha olursa memnun olursunuz, mutlu olursunuz. Allah ıslah eylesin. O anne, oğlunun mezarının başında ağlıyor. Buradaki anne de oğlunun mezarının başında ağlıyor. İkisinin de gözyaşlarının rengi aynı. Çocukları kim olursa olsun annelerin gözyaşları aynıdır. Annelerin yürekleri aynıdır. O annelerin yüreklerinden, o annelerin gözyaşlarından bakmak lazım meseleye. Öbür türlü olmaz” dedi. ‘DEVLET TERÖRÜ BİTİRMEK İÇİN GÖRÜŞÜR’ Türkiye’nin terör örgütleriyle pazarlık yapmadığını söyleyen Şen, devletin ilgili birimlerinin terörün sona erdirilmesi amacıyla görüşmeler yürüttüğünü ifade etti. Şen, “Diyorlar ki siz ne pazarlık yaptınız? Arkadaşlar, Türk Devleti hiç kimseyle pazarlık yapmaz. Değil bir terör örgütüyle, bir başka devlette bile pazarlık yapmaz. Şartlarını masaya koyar, kalkar. Bunun böyle olduğunu Cumhurbaşkanımız NATO sürecinde gösterdi. NATO toplantısı budur. Türkiye'nin şartlarının kabul edilme toplantısıdır. Getirdiler NATO'nun anahtarını dediler ki ‘Sayın Erdoğan dükkan hepimizin ama anahtar sende bulunsun’. NATO toplantısı oydu. Türkiye pazarlık yapmaz. Değil bir terör örgütüyle, bir devlette bile pazarlık yapmaz. Diyorlar ki ‘siz teröristlerle müzakere ediyorsunuz.’ Terörün bitmesi hoşuna gitmediği için böyle diyor. Sen sus, ben susayım, sen konuşma, ben konuşmayayım, hiç kimse konuşmasın. Terör nasıl bitecek? Devletin ilgili birimleri görüşür, konuşur ve bitirir. Bitirmek için konuşur. Siyasi yardım almak için yapmaz. İktidara gelmek için yapmaz. Bitirmek için yapar. Terörist diyor ki ‘ben silahları yaktım, temsilen şu kadarını, geri kalanını da sana teslim ediyorum.’ Ne diyeceğim ona ‘ben seninle konuşmuyorum’ mu diyeceğim. Hayır, sadece silahları değil, mühimmatı da o mağaralara yığdığın gıdayı da cephaneyi de teslim edeceksin. Sadece o silahları değil. Nitekim süreç böyle gidiyor. Mağaralar birebire teslim ediliyor ve imha ediliyor. Bütün cephane, mühimmat, sağlık malzemesinden gıda malzemesine teslim alınıyor. Envanterlere kaydedilmesi gerekenler, envantere kaydediliyor. Bu şekilde oluyor. Sen benimle konuşma, ben seninle konuşmayayım bu sorun nasıl bitecek?” diye konuştu. ‘TÜRKİYE YENİ GÜVENLİK ALANLARI OLUŞTURUYOR’ Türkiye’nin sınır ötesindeki terör tehdidinin sona erdirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunması gerektiğini belirten Şen, “Kendi ülkemde bitirdim. Kendi egemenlik alanımda bitirdim. Sınırımın ötesinde egemen ülkeler var. Ben diyorum ki ‘kendi ülkemde bak bitirdim bu işi. Güvenlik kuvvetlerimle güç kullanarak bitirdim. O egemen ülkelerdekilere de diyorum ki siz bitirin. Yoksa onu da ben bitireceğim.’ Şimdi Almanya'da PKK yuvalanmış. Belçika'da sokaklar, mahalleler kesilmiş, alınmış PKK tarafından. İsveç'te, Hollanda'da, İngiltere'de, Amerika'da. Hemen arkasında, hemen şimdi yanı başında İsrail'de. Şimdi bizim gidip oralarda da o ülkeleri kendi egemenlik alanımıza katarak orada da bu şekilde mi bitirmemiz gerekiyor? Diplomasi nedir? Siyaset nedir? Bunları iyi düşünmek gerekiyor” dedi. MEKKE İTTİFAKI VE YENİ GÜVENLİK ALANLARI Mevcut güvenlik paktlarının tek başına yeterli olmadığını kaydeden Şen, “Biliyorsunuz Mekke ittifakı diye bir ittifak yaptık. O Terörsüz Türkiye ile de bağlantılıdır. Bölgenin istikrarı açısından çok önemlidir. NATO süreciyle de bağlantılıdır. Yani sadece bizim içinde olduğumuz eskiden beri bir paktın ittifakın sağlayacağı güvenlik şemsiyesinin yeterli olmadığını görüyoruz. Bölgemizde içinde olduğumuz paktın güvenlik işbirliği anlaşmalarının ve kurumlarının dışında yeni güvenlik anlaşmaları yapmak ve yeni güvenlik alanları oluşturmak zorundayız. Yoksa birileri kaşır. İşte Türkiye şu aşamaya gelmiştir ki, eskiden birileri ne der diye bakılıyordu. Bugün Türkiye ne der? Tayyip Erdoğan ne der? Bu konuda ne düşünüyor? Bu konuda ne dedi Tayyip Erdoğan? Buna bakılıyor. Dolayısıyla bu gelinen aşamada Türkiye kendi egemenlik alanının dışında, diğer kardeş devletlerle, diğer memleketlerle yeni güvenlik işbirliği ve güvenlik alanları oluşturmaktadır. Bu büyüyecektir. Biraz daha büyüyecektir, biraz daha büyüyecektir ve hiç kimsenin içinde bulunduğumuz bölgede istikrarsızlık oluşturmasına imkan verilmeyecektir. Bunun sebebi de budur” diye konuştu.


Çerez Bildirimi