YÜKLENİYOR

Sepetim

Ürünlerde Ara

‘Üç virüs’ uyarısı! Bu belirtilere dikkat... ‘Sonbaharda ayrı bir yükseliş gösterebilir’
  • 08.09.2026 03:46
  • Hürriyet Gündem

‘Üç virüs’ uyarısı! Bu belirtilere dikkat... ‘Sonbaharda ayrı bir yükseliş gösterebilir’

Türkiye’de sonbahar-kış aylarında hastanelerin ve sağlık kuruluşlarının yükünü artıran solunum yolu ...

Türkiye’de sonbahar-kış aylarında hastanelerin ve sağlık kuruluşlarının yükünü artıran solunum yolu enfeksiyonları için yeni sezon yaklaşırken, gözler bu kez aşıların ne kadar koruyacağına ve geçen sezondan farklı bir tablo yaşanıp yaşanmayacağına çevrildi. Özellikle H3N2’de geçtiğimiz sezon görülen değişim, önümüzdeki döneme ilişkin soru işaretlerini artırdı. Bu başlıklar yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın da gündeminde. ABD’de milyonlarca kişiyi ilgilendiren 2026-2027 sezonu aşı rehberi yayımlandı. Önde gelen sağlık kuruluşlarının hazırladığı yeni tavsiyelerde grip, Covid-19 ve RSV aşılarının güvenliği ve etkinliği kapsamlı biçimde ele alındı. Washington Post’un haberine göre Amerikan Aile Hekimleri Akademisi, Amerikan Pediatri Akademisi, Amerikan Enfeksiyon Hastalıkları Derneği ve Amerikan Tıp Birliği işbirliğiyle 2026-2027 sezonuna ilişkin kapsamlı tavsiyeler yayımladı. ABD’de aşı tavsiyeleri geleneksel olarak Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezleri (CDC) ile Bağışıklama Uygulamaları Danışma Komitesi (ACIP) tarafından hazırlanıyordu. Ancak bu yıl federal düzeydeki süreçte yaşanan tartışmalar nedeniyle büyük tıp kuruluşları daha belirgin bir rol üstlendi. BİNLERCE ÇALIŞMA İNCELENDİ Yeni tavsiyelerin bilimsel temelini ise Vaccine Integrity Project (VIP) tarafından gerçekleştirilen bağımsız inceleme oluşturdu. Halk sağlığı araştırmacılarından oluşan ekip, Ağustos 2025 ile Haziran 2026 arasında yayımlanan 5 bin 800’den fazla bilimsel çalışmayı taradı ve bunlardan 69 yeni araştırmayı ayrıntılı biçimde değerlendirdi. İncelemede grip, Covid-19 ve RSV aşılarının güvenliği ve etkinliği ele alınırken, yeni bir güvenlik endişesine rastlanmadığı bildirildi. PEKİ TÜRKİYE’DE BU KIŞ HANGİ VİRÜS BASKIN OLACAK? ABD’de yeni sezon aşıları gündeme gelirken Türkiye’de de benzer bir soru önem kazanıyor: 2026-2027 kışında hangi solunum yolu virüsü daha fazla görülecek? Türkiye’de geçmiş sezonların verilerinde özellikle influenza A’nın H3N2 alt tipi dikkat çekti. Geçen sezonun sonlarına doğru H3N2’nin değişime uğramış bir alt soyunun dünya genelinde hızla yayılması da grip sezonuna ilişkin tartışmaları artırdı. Ancak uzmanlar, bu tür değişimlerin grip virüsünün tamamen yeni bir türünün ortaya çıktığı anlamına gelmediğini vurguluyor. Özellikle okulların açılması, havaların soğuması ve insanların kapalı alanlarda daha fazla zaman geçirmeye başlamasıyla birlikte solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanması bekleniyor. Konuyu İç Hastalıkları Uzmanı Uzm. Dr. Burak Uzel’e danıştığımda “Bu kış için panik değil, hazırlık gerekiyor” dedi ve hangi virüs ya da virüslerin baskın olacağına dair şu yorumda bulundu: -- 2026–2027 sonbahar-kış döneminde Türkiye’de tek bir virüsten değil, influenza, Covid-19 ve RSV’nin farklı zamanlarda yükseldiği dalgalı bir solunum yolu enfeksiyonu sezonundan söz etmek daha doğru olur. Mevcut bilgiler, toplum genelindeki keskin kış dalgası ve hastane başvuruları bakımından influenzanın yine en görünür etken olmaya aday olduğunu düşündürüyor. RSV’nin ileri yaştaki yetişkinlerde ve kronik kalp-akciğer hastalığı bulunanlarda önemli bir hastaneye yatış nedeni olması beklenir. Covid-19 ise gripten farklı olarak yalnızca kış aylarına bağlı hareket etmiyor; sonbaharda hareketliliğin ve kapalı ortamlarda geçirilen sürenin artmasıyla ayrı bir dalga oluşturabilir. -- Bununla birlikte bugün ‘üç virüsten biri kesinlikle baskın olacak’ demek için erken. Türkiye’de Sağlık Bakanlığı influenza, RSV ve SARS-CoV-2’yi birlikte izleyen haftalık solunum yolu virüsleri sürveyans raporları yayımlıyor. Avrupa’da ECDC aynı üç virüsü ortak sistem içinde takip ediyor. Yaz aylarındaki düşük aktivite yaklaşan kışın büyüklüğünü göstermez; asıl yönü ekim-kasım pozitiflik oranları, hastane başvuruları ve dolaşımdaki alt tipler belirleyecek. H3N2’DEKİ DEĞİŞİM TÜRKİYE’Yİ NASIL ETKİLEYEBİLİR? “Geçtiğimiz sezon influenza A(H3N2)’nin ‘K alt soyu’ olarak da adlandırılan J.2.4.1 alt grubu Avrupa başta olmak üzere birçok bölgede hızla yayılmıştı. Virüsün önceki H3N2 virüslerinden antijenik olarak uzaklaşması, daha önceki enfeksiyonlardan veya geçen sezonun aşısından kalan bağışıklığın enfeksiyonu önleme gücünü azaltabilir” diyen Dr. Burak Uzel, şöyle devam etti: -- 2025-2026 sezonunda 19 Avrupa ülkesinden dokuz çalışmanın erken sonuçlarında grip aşısının influenza A’ya karşı etkinliği, ayaktan başvurular ve hastane sonlanımları birlikte değerlendirildiğinde yaklaşık yüzde 25-45 aralığında bulundu. Bu sonuç aşının etkisiz olduğu anlamına gelmez: Antijenik uyumun ideal olmadığı sezonda bile hastaneye başvuru ve ağır hastalık açısından koruma devam etti. -- Önemli nokta, H3N2 K alt soyunun bağışıklıktan daha kolay kaçabilmesinin tek tek hastalarda daha ağır hastalık yaptığı anlamına gelmemesi. Dünya Sağlık Örgütü, hastalığın biyolojik şiddetinin arttığını gösteren kanıt bulunmadığını bildirmişti. Buna karşılık kısa sürede çok sayıda kişiye bulaşması, ağır hastalık oranı değişmese bile toplam yatış sayısını artırabilir. Olumlu gelişme, 2026-2027 Kuzey Yarımküre aşı bileşiminin güncellenmiş olması. Dolayısıyla bugün ‘olağanüstü ağır bir sezon kaçınılmaz’ demek için gerekçe yok; fakat H3N2 baskın sezonların ileri yaş grubunda daha fazla hastane yükü oluşturabildiği unutulmamalı. ABD’DE GRİP AŞISI İÇİN EKİM AYI ÖNERİLİYOR, TÜRKİYE’DE EN UYGUN ZAMAN NEDİR? ABD’deki yeni rehbere göre 6 ay ve üzerindeki kişilerin, nadir istisnalar dışında her sezon grip aşısı olması öneriliyor. Amerikan Aile Hekimleri Akademisi, çoğu kişi için grip aşısının ekim ayında yaptırılmasını uygun görüyor. Bunun nedeni, aşının oluşturduğu bağışıklığın sezon ilerledikçe azalabilmesi. Ancak ekim ayında aşı olamayanların grip dolaşımı devam ettiği sürece daha sonraki aylarda da aşı yaptırması öneriliyor. ABD’de 2025-2026 grip sezonunda en az 390 bin hastaneye yatış ve 24 bin ölüm gerçekleştiği tahmin ediliyor. Özellikle 65 yaş ve üzerindeki kişiler ile bağışıklık sistemi zayıf olanların yüksek doz veya güçlendirilmiş grip aşılarını tercih etmesi tavsiye ediliyor. Türkiye’deki durumu Dr. Burak Uzel’e sorduğumda ise “Ülkemiz Kuzey Yarımküre’de bulunduğu için temel takvim ABD ve Avrupa’ya benzer. Grip aşıları ülkemizde genellikle eylül ayında eczanelere ulaşır. Eczaneler, Sağlık Bakanlığı duyuruları ve ürünlerin Türkiye dağıtımı takip edilmeli” dedi ve ekledi: “Aşıdan sonra koruyucu bağışıklığın gelişmesi yaklaşık iki hafta sürer. Buna karşılık aşının temmuz-ağustos gibi çok erken yapılması, özellikle yaşlılarda koruyuculuğun sezon sonuna doğru azalmasına yol açabilir. Aşı temin edildiğinde eylül sonu-ekim dönemi uygun. Ekim kaçırılırsa ‘artık geç’ denilmemeli; virüs dolaştığı sürece kasım, aralık ve daha sonraki aylarda da aşı yapılabilir. İleri yaştakiler, gebeler, kronik kalp-akciğer-böbrek hastalığı, diyabet veya bağışıklık baskılanması bulunanlar başta olmak üzere uygun endikasyondaki erişkinlerin aşılanması gerekir. Türkiye’ye gelen ürünün üzerinde ‘2026-2027 Kuzey Yarımküre formülasyonu’ bulunmasına dikkat edilmeli.” AŞILAR NE ÖLÇÜDE KORUYOR? Aşıların enfeksiyonu yüzde 100 engellemediğini, koruyuculuk virüsün alt tipine, aşı ile dolaşımdaki suşun uyumuna, yaşa, bağışıklık durumuna ve aşıdan sonra geçen süreye göre değiştiğini söyleyen Dr. Burak Uzel, “En tutarlı yarar, ağır hastalık ve hastaneye yatışın azaltılması. Farklı çalışmalardaki oranlar farklı sonlanımları ölçtüğü için doğrudan birbirleriyle yarıştırılmamalı” uyarısında bulundu. Uzman isim üç aşıya dair şu bilgilerin altını çizdi: İnfluenza: 2025-2026 gibi H3N2 K alt soyunun aşıyla uyumsuz olduğu bir sezonda bile erişkinlerde aşı; influenza nedeniyle ayaktan başvuru riskini yüzde 22-34, hastaneye yatış riskini yaklaşık yüzde 30-31 azalttı. 2026-2027 aşı bileşimi güncellendi; yeni sezonun gerçek etkinliği dolaşacak suşla uyuma göre belirlenecek. Covid-19: Güncel varyant aşıları önceki enfeksiyon ve aşılarla oluşmuş bağışıklığa ek koruma sağlar. 20242025 ve 2025-2026 çalışmalarında Covid-19 nedeniyle hastaneye yatışa karşı yaklaşık yüzde 40-55, 2025-2026 verilerinde acil veya ivedi bakım başvurusuna karşı yaklaşık yüzde 50 ek koruma bildirildi. Enfeksiyona karşı koruma daha düşük ve zamanla daha hızlı azalır. RSV: 60 yaş ve üzeri erişkinlerde gerçek yaşam çalışmaları ve büyük randomize DAN-RSV araştırması, RSV ilişkili hastaneye yatışa karşı ilk sezonda yaklaşık yüzde 68-83 koruma gösterdi. Tek dozdan sonraki koruma sonraki sezonlarda azalabilir; yeniden dozlama takvimi güncel kılavuzlarla izlenmeli. ÜÇ VİRÜSÜN BİRLİKTE DOLAŞMASI HASTANELERİ NASIL ETKİLEYEBİLİR? “Üçlü salgın ifadesi üç virüsün aynı anda ve aynı büyüklükte zirve yapacağı izlenimini verebilir. Gerçekte zirveler çoğu zaman tam üst üste gelmez” diyen Dr. Burak Uzel, “Covid-19 sonbaharda ayrı bir yükseliş gösterebilir; influenza aralık-şubat arasında belirginleşebilir; RSV ise çoğunlukla sonbaharın sonundan başlayarak aralık-ocakta ileri yaş ve kronik hastalığı bulunan erişkinlerde ek hastane yükü oluşturabilir” dedi. Dr. Burak Uzel, başlıca risk gruplarını da şu şekilde sıraladı: 65 yaş üzerindeki kişiler; özellikle 75 yaş üzerindekiler Gebeler Kronik kalp, akciğer, böbrek ve karaciğer hastalığı olanlar Diyabet, ileri obezite veya nörolojik hastalığı bulunanlar Kanser tedavisi görenler, organ nakli hastaları ve bağışıklığı baskılanmış kişiler Bakımevlerinde veya kalabalık toplu yaşam alanlarında bulunanlar BELİRTİLERDEN HANGİ VİRÜS OLDUĞUNU ANLAMAK MÜMKÜN MÜ? Gribin daha sık ve ani başladığını, yüksek ateş, titreme, belirgin kas-eklem ağrısı, baş ağrısı ve ağır halsizliğin ön planda olduğunu söyleyen Dr. Burak Uzel, “Covid-19’da boğaz ağrısı, öksürük, ateş, halsizlik, kas ağrısı ve burun akıntısı görülebilir. Tat veya koku kaybı artık ilk dönemlere göre daha seyrek olsa da Covid-19 lehine bir ipucu olabilir. RSV erişkinlerde nezle gibi seyredebilir; ileri yaşta nefes darlığı, hırıltı, pnömoni veya kronik kalp-akciğer hastalığının alevlenmesi görülebilir” dedi. Grip ve Covid-19’u yalnızca belirtilerle ayırmanın mümkün olmadığını da vurgulayan Uzel, “Gerektiğinde hızlı antijen testi veya tercihen kombine moleküler test gerekir. Risk grubundaki hastalarda test daha önemli; influenza ve Covid-19 antiviral tedavilerinin yararı erken başlanınca daha yüksek” ifadelerini kullandı. Uzman isim, gecikmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gereken durumları da sıraladı: Nefes darlığı veya hızlı soluma Göğüs ağrısı veya baskı hissi Dudaklarda ya da yüzde morarma Bilinç bulanıklığı, bayılma veya uyandırmakta güçlük Oksijen satürasyonunun kalıcı olarak yüzde 94’ün altına düşmesi Sıvı alamama, idrar miktarında belirgin azalma veya ağır halsizlik Ateşin üç günden uzun sürmesi ya da düzelirken yeniden yükselmesi Kronik kalp-akciğer hastalığının kötüleşmesi Gebelik, ileri yaş veya bağışıklık baskılanması varlığında yeni başlayan ateşli solunum yolu enfeksiyonu

Paylaş Kazan Yeni

Paylaş kazan ürün görseli.

KopyalaPaylaşmak için kopyala !

Teklif YapYeni

Ürün fiyatı için yeni bir teklifte bulunabilirsiniz,teklifiniz kabul edildiğinde teklif ettiğiniz fiyat üzerinden satış gerçekleşir.

Teklif ürün görseli.

Mağaza Destek

Henüz mesaj yok.